1-2-3-4-5-6: De ki “Bana, cinlerden bir topluluğun dinlediği daha sonra; biz gerçekten harika, doğruluğa ileten bir mucize[1] dinledik, iman ettik. Artık Rabbimize kimseyi ortak koşmayacağız. Ne çocuk ne de eş edinmeyen Rabbimizin azameti yücedir. Doğrusu bizim akılsız, Allah hakkında saçma konuşur idi. Ve biz insanların ve cinlerin Allah’a karşı yalan söylemeyeceklerini zannederdik. İnsanlardan bazı kişiler, cinlerden bazı kişilere sığınıyordu. Bu da sadece onların azgınlığını artırıyordu.
7: Cinler de sizin zannettiğiniz gibi Allah’ın kimseyi diriltmeyeceğini zannetti.
8-9-10: Cinler, biz göğü aradık ve onu kuvvetli koruyucular ve seçkin savaşçılarla doldurulmuş bulduk. Biz gökte dinlemek için o yerlerde otururduk. Şimdi kim dinlemek isterse kendisini bekleyen bir seçkin savaşçı bulur. Biz, yeryüzündeki kimselere şer mi dilendiğini yoksa Rableri onlara doğruluk mu dilediğini bilmiyoruz.
11-12-13-14-15: Bizden bazısı salihlerden ve bazısı da bunların aşağısındadır. Biz farklı yollardayız. Biz yeryüzünde de firar ederek de Allah’tan kaçamayacağımızı bildik. Biz rehberi işittiğimizde ona inandık. Kim Rabbine inanırsa ne hakkının verilmemesinden ne de haksızlığa uğramaktan korkar. Bizden bazısı müslüman, bazısı da yoldan sapandır. Teslim olan kimseler doğru yolu arayanlardır. Doğru yoldan sapanlar ise cehenneme odun olacaklar, dedikleri vahyolundu.”
16-17: Onlar yolda doğru olsalardı onları cezbetmek için bol su verirdik. Kim Rabbinin kitabından[2] yüz çevirirse Allah, onu ağır ve gittikçe artan bir azaba sokar.
18: Şüphesiz mescidler Allah’ındır. Artık Allah’ın yanında hiç kimseye dua etmeyin.
19: Allah’ın kulu kalkıp, O’na dua ettiği zaman neredeyse onun üzerine çullanacaklardı.
20: De ki “Ben ancak Rabbime çağırırım ve kimseyi O’na ortak koşmam.”
21: De ki “Ben size zarar veya doğruluk verme gücüne sahip değilim.”
22-23-24: De ki “Allah’tan geleni duyurmazsam, beni Allah’a karşı kimse koruyamayacak ve ondan başka da sığınak bulamayacağım. Allah’a ve rasulune isyan eden kimselere, içinde ölümsüz olacakları cehennem ateşi vardır. Nihayet tehdit edildikleri şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısı daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bilecekler.
25-26-27-28: De ki “Tehdit edildiğiniz şey yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur ben bilmem. Allah gaybı bilendir. Ve Allah kendine ait gaybını hiç kimseye bildirmez, razı olduğu rasule bile[3]. Rablerinin mesajlarını duyurduklarını ortaya çıkarmak için Allah, rasulun önünden ve ardından gözetleyiciler gönderir. Allah onların yanında olanları kuşatan ve her şeyi hesap edendir.”
[1] Ayet metninde “kuran” yazmaktadır. Bu kitabımız olan “El-Kur’an” değildir. Yunus-15 ve Rad-31. ayetlerin açıklamalarına okuyunuz. Kuran;” ayet” ve “mucize” anlamlarına sahiptir.
[2] İsim tamlaması olduğundan zikr kelimesinin önündeki el takısı düşmüştür. Ez-zikr ise Allah’ın gönderdiği kitaptır.
[3] Ayet metnindeki “illa” edatı, “bile” anlamına sahiptir.