1-2-3-4-5: Şiddetle çekenlere, yumuşakça çekenlere, hızlıca hareket edenlere, öne geçerek ilerleyenlere ve işi yönetene yemin olsun.
6: Sarsıntı sarsacağı gün,
7: Sarsıntıyı sonraki takip edecek.
8: Kalplerin[1] korku içinde olacağı gün,
9: Bakışları yere bakacak.
10-11: Derler ki “Biz çürümüş kemik olduktan sonra mı, eski halimize döndürüleceğiz?”
12: Derler ki “Öyleyse, o ziyan bir dönüştür!”
13: O, sadece tek bir haykırıştır.
14: Daha sonra onlar, mahşerdedir.
15: Musa’nın haberi sana geldi mi!
16-17-18-19: Hani Rabbi, kutsal Tuva Vadisi’nde Musa’ya “Firavun’a git! Çünkü o azgınlaştı. Firavuna de ki “Kendin için arınmaya var mısın? Seni Rabbine yönlendireyim. Böylece O’ndan hürmetle çekinesin.”
20: Musa en büyük delili gösterdi.
21-22-23-24: Fakat Firavun yalanladı ve karşı geldi. Sonra arkasını dönüp hızlıca gitti. Toplayıp seslendi ve dedi ki “Ben sizin yüce olan rabbinizim.”
25: Allah da Firavunu, dünyada[2] ve ahirette bir ibret yaptı.
26: Bunda, hürmetle çekinenler için bir ibret vardır.
27: Siz mi yaratılış olarak daha çetinsiniz yoksa Allah’ın bina ettiği gök mü?
28: Allah göğün çatısını yükseltti sonra da onu düzenledi.
29: Allah göğün gecesini karanlık yaptı, göğün ışığını çıkardı.
30: Bundan sonra Allah, yeryüzünü yuvarladı.
31: Allah yeryüzünde, suyunu ve merasını çıkardı.
32: Allah dağları yeryüzüne oturttu.
33: Bunlar, sizin ve hayvanlarınız için geçimdir.
34-35: O büyük felaket geldiğinde, o gün insan ne için çabaladığını anlayacak.
36: Görenler için, ateş ortaya çıkartılacak.
37-38-39: Artık kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse onun barınağı alevli ateştir.
40-41: Kim de Rabbinin makamından korkmuş ve nefsini arzularından men etmişse onun barınağı da cennettir.
42: Sana, o Saat’in demir atma zamanını[3] soruyorlar.
43: O saatin zamanı hakkında konuşacak sen değilsin.
44: Onun kararı Rabbine aittir
45: Sen sadece Son Saat’ten korkanları uyarırsın.
46: Onlar Son saati gördükleri gün, bir akşam veya kuşluk vakti kalmış gibi olacak.
[1] Kalp, Kur’anda hem “nefs” hem de “akıl” anlamında kullanılmıştır.
[2] Ayet metninde yazan “El-ula”, “ilk” anlamına sahip olsa da “El-ahiret” kelimesi ile birlikte kullanıldığı için “dünya” anlamını kazanır. Çünkü dünya ilk, ahiret sonuncudur.
[3] Kastedilen, gerçekleşme zamanıdır.