088: GAŞİYE

1: Sana, felaketin haberi geldi mi?

2-3-4-5-6-7: O gün yüzler yere bakacak. Çalışmış, boşa yorulmuştur. Onlar kızgın ateşe girecek. Kaynayan pınarlardan su içirilecek. Onlara ne doyuran ne de açlığı gideren kuru dikenden başka yiyecek olmayacak.

8-9-10-11-12-13-14-15-16: O gün yüzler parlaktır. Gayretlerinden memnundur. Yüce bir cennet içindedir. Orada boş bir söz işitmezler. Cennette akan bir kaynak, yüksek sedirler, konulmuş kupalar, sıra sıra dizilmiş yastıklar, serilmiş halılar olacak.

17-18-19-20: Devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl düzeltilererek[1] döşendiğine bakmazlar mı?

21: Öğüt ver. Sen sadece öğüt verensin.

22: Sen, onlar üzerinde hüküm sahibi değilsin.

23-24: Ama kim yüz çevirir ve inkar ederse, Allah ona en büyük azapla azap eder.

25: Onların dönüşü bizedir.

26: Hesapları da bize aittir.

 

[1] Jeoloji biliminin öğrettiği gerçeklerden birisi de dünyanın ateş topu olduğu zamanlardan sonra milyonlarca sene içinde soğuduğu ve soğurken üst katmanlarının sertleşip yer kabuğunu oluşturduğudur. Bu yer kabukları alttaki sıvı magma üzerinde yüzmektedir ve birbirleriyle çarpıştıkça bu yer kabuklarında dağlar oluşmakta ve yeryüzü sürekli girintili çıkıntılı bir yapı halini almaktadır. Güneşin ve suların aşındırıcı etkisi de milyarlar yıl içinde dağları ufalayarak toprağı oluşturmuş ve aşağı vadilere indirmiş, böylece çıkıntılar azalırken aşağıdaki girintilerde dağdan inen toprakla dolarak yer düzlenmiş ve yayılmış ve hayatın oluşması için adeta döşek gibi serilmiştir. Ki jeoloji ile ilgilenenler daha fazla bilgiye de ulaşabilir.